Buz ve Ateşin Şarkısı

Buz ve Ateşin Şarkısı, (kısaltması ASoIaF), Amerikalı roman ve senaryo yazarı George R. R. Martin’in yazımı halen devam eden epik fantastik roman serisidir. Martin seriyi yazmaya 1991 yılında başladı ve serinin ilk kitabı 1996 yayınlandı. Seri önce bir üçleme olacak şekilde planlandı ancak şu an beş kitap yayınlandı ve iki kitabın daha yazılıp yayınlanması bekleniyor. Ek olarak geçmişi anlatan üç tane kısa hikaye mevcuttur. Bu kısa hikayelerin de devamının gelmesi beklenmektedir. Ayrıca ana seri olan Buz ve Ateş romanlarındaki bazı bölümlerden derlenen kısa hikayeler de vardır. Buz ve Ateşin Şarkısı’nın hikayesi kurmaca bir dünyada ağırlıklı olarak Batıdiyar kıtasında geçer ancak aynı zamanda Essos olarak bilinen daha büyük bir kıtada da olaylar yaşanmaktadır. Karakterlerin çoğu insandır ancak uzak Kuzey’de bulunan soğuk, tehditkar doğaüstü canlılar olan Ötekiler’in gelişimi ve tanıtımı, Doğu’da ateş soluyan ejderhalar ile birlikte seride yer alır. Serideki insanlar Ötekiler’in ve ejderhaların neslinin tükendiğine inanırlar.

Seride üç olay örgüsü vardır. Birincisi, Batıdiyar’da ki hanelerin, Batıdiyar'ı hakimiyetleri altına almak için yaptıkları iç savaşlar; ikincisi, Batıdiyar’ın kuzey sınırını belirleyen buzdan yapılmış muazzam bir yapı olan Sur’un kuzeyinde yaşayan Ötekiler’in yükselen tehditi; üçüncüsü, on beş yıl önce bir başka iç savaşta öldürülmüş kralın sürgündeki kızı Daenerys Targaryen’in Batıdiyar’a geri dönüp, kendi hakkı olduğunu düşündüğü tahtı alma azmi. Bu üç olay örgüsü beraber dokunmuş ve serinin gelişimine göre gitgide artarak birbirine bağlanmıştır.

Seri üçüncü kişi ağzından anlatılır. Dördüncü kitabın sonu ile beraber, fazla sayıda bölüme ve sadece birkaç tane bölüme sahip olan karakterlerin sayısı on yedi, sadece bir bölümü olan karakterlerin sayısı sekiz olmuştur. Beşinci kitabın sonu ile beraber bakış açısına sahip karakterlerin sayısı, altıncı kitaptaki büyük olayları okuyucuya aktarmak için artmıştır.

Arka Plan

Buz ve Ateşin Şarkısı ağırlıklı olarak, Güney Amerika kıtası şeklinde boyutlandırılmış, büyük, kurgusal bir kıta olan ve yaklaşık on iki bin yıllık kadim bir geçmişe sahip Batıdiyar’ın Yedi Krallık’ından bahseder. Bu kadim tarihin detaylarına bakıldığında Yedi Krallık’ın bu büyük kıtayı nasıl kontrol altına alıp hükmettiklerini ve Targaryen Hanesi’nden Fatih Aegon’un bu Yedi Krallık’ı nasıl tek bir krallık, kendi krallığı, yaptığı görülür. Aegon’un Fethi’nden yaklaşık olarak 283 yıl sonra Targaryen Hanesi, arkadaşı Lord Eddard Stark ve kendisini yetiştiren babası gibi olan Jon Arryn’in desteğiyle Kral Robert Baratheon önderliğinde yapılan iç savaşta yıkılmış ve Demir Taht’ta Robert Baratheon'a geçmiştir. Kitap serisi bu olaydan on beş yıl sonrasını, Batıdiyar ile birlikte doğudaki kıtaları da kapsayan hikayenin üç ana teması aracılığıyla anlatmaya başlar.

Hikayenin ilk teması, Yedi Krallık’ta Kral Robert’ın ölümünden sonra gelişen, çok taraflı taht mücadelelerini anlatır. Demir Taht, Robert’ın oğlu Joffrey’nin elindedir. Joffrey, annesinin hanesi olan güçlü Lannister Hanesi tarafından desteklenmektedir. Kral Robert’ın Eli Lord Eddard Stark, Joffrey’nin Robert’ın öz çocuğu olmadığını öğrenir. Ve tahta geçmesi gereken kişinin üç Baratheon kardeşten ikincisi olan Stannis’in hakkı olduğunu savunur. Baratheon kardeşlerin en genci ve en karizmatiği olan Renly, varis sırasını hiçe sayarak, Tyrell Hanesi’nin gücü ile tahtta hak iddia eder. Demir Taht üzerinde hak iddia edenlerin sayısı artarken, Lord Eddard’ın varisi Robb Stark, kuzeyli adamları ve Nehir Toprakları’ndaki müttefikleri tarafından Kuzey Kralı ilan edilir. Aynı şekilde Lord Balon Greyjoy da (tekrardan) kendini Demir Adalar’ın Kralı ilan eder. İlk dört kitapta anlatılan Beş Kralın Savaşı yukarıda sıralanan olaylara verilen isimdir. Aslında esas olarak ilk dört kitapta bahsedilen olay yaklaşan kışa, entrikalar ve hırsla kaplanmış Batıdiyar’ın hazır olmadığıdır. Beş Kralın Savaşı’nın sonunda kendini kral ilan eden üç kral ve adamları tarafından kral ilan edilen Robb Stark ölmüş, Stannis savaştan tek yaşayan kral olarak çıkmıştır. Demir Taht savaşın sonunda Robert’ın sözde oğlu olan Tommen’ın yönetimi altındadır. Onun önceki vekili olan Cersei Lannister, İnanç tarafından görevinden alınmış ve hapsedilmiştir. Stannis ve küçük ordusu Sur’a giderek, kuzeyi ve diyarı istila edilmekten korumuş ve kuzeyli adamlar, diğer Batıdiyar’ın Büyük Haneleri’nin aksine yardıma gelen Stannis’e borçlu olduklarını hissederler.

Hikayenin ikinci teması ise Batıdiyarın kuzeyinde geçer. Orada, kuzeyde, buz ve çakıldan, sihir ve iş gücü ile binlerce ve binlerce yıl önce, kuzeyin en sonunda bulunan mistik yaratıklar olan Ötekiler’e karşı savunmak için yapılmış Sur bulunmaktadır. Sur, 300 mil ve 700 ayakboyu uzunluğundadır. Gece Gözcüleri’nin Yeminli Kardeşleri diyarı Ötekiler’den korumak ve Sur’u savunmak için yüzyıllardır Sur’da nöbet tutar. Romanların yazıldığı zamandan itibaren Ötekiler 8.000 yıldır görülmemiştir ve Gece Gözcüleri eski gücünü kaybederek daha çok suçluların bulunduğu bir gruba dönüşmüştür. Güçsüz yeşil oğlanlar, suçlular, mülteciler ve bunların arasında sadece birkaç tane şövalye ve onurlu adam bulunmaktadır. Gece Gözcüleri, gerçek düşmanlarını unutarak Sur’un ardında yaşayan yabanıllar ile mücadele etmeye başlamıştır. Hikayenin bu kısmı Eddard Stark’ın piç oğlu Jon Kar’ın gözünden anlatılmakta. Jon, Nöbet’te yükselirken, zor koşullarda yaşamayı, kuzeydeki esas tehdidin ne olduğunu ve Batıdiyar’ın insanlarının Sur’a destek gönderemeyecek kadar kendi içlerinde savaşmakla meşgul olduklarını öğrenir. Üçüncü kitabın sonu ile beraber hikayenin bu kısmı ile güneyde bulunan iç savaş kısmı birbirine karışmaya başlar.

Hikayenin üçüncü teması ise, doğuda, Dar Deniz’in karşısında bulunan büyük kıta Essos’ta sürgünde olan Targaryen Hanesinin yaşayan son evladı, Demir Taht üzerinde hak talep eden bir diğer kişi Daenerys Targaryen’in maceralarını anlatır. Daenerys’in maceralarında, onun kendini geliştirme yeteneği ve hanedan evliliği adı altında barbar bir savaş lorduna satılıp evlendirilmesini ve sonunda fakir bir kızdan güçlü ve kurnaz bir yöneticiye dönüşmesi anlatılır. Kendisine düğün hediyesi olarak verilen fosilleşmiş yumurtalardan çıkardığı uzun zaman önce neslinin tükendiği sanılan ejderhalar onun yükselişinin bir kanıtıdır. Ailesi ejderha soyundan geldiği için, ejderhaların taktiksel (saldırı) amaçlı kullanımından önce sembolik bir değeri vardır. Onun hikayesi Ötekiler'den binlerce mil uzakta geçer ve amacı Demir Taht’ı tekrar hanedanına kazandırmaktır.

Seriye ismini veren buz ve ateşten kitaplarda sadece bir kez bahsedilmiştir. Kralların Çarpışması’nda Daenerys’in bölümünde konuşan bir Targaryen (muhtemelen Daenerys’in ölen büyük ağabeyi Rhaegar) “O vaadedilen prens ve o buz ve ateşin şarkısı.” cümlesini oğlu Aegon doğduğunda söylemiştir. Vaadedilen Prens, Buz ve Ateşin Şarkısı ve Daenerys arasında bir bağ olduğu ima edilmiştir. Bu durum Kargaların Ziyafeti’nde Üstat Aemon’un Daenerys’in Vaadedilmiş Prens olduğunu söylemesi ile daha anlaşılır olmuştur. Ayrıca “Buz ve Ateş” ifadesi Kralların Çarpışması’nda Reedlerin Bran’a bağlılık yemini ettiği kısımda da geçmiştir. Buna rağmen kitaplarda bir daha Buz ve Ateş’ten bahsedilmemiştir. Bu demektir ki şarkının da kendine ait bir gizemi vardır.

Romanların Teması

Kitaplar, karmaşık, ani ve zaman zaman şiddet içeren sonradan değişen karakterleriyle ünlüdür. Bu türlerde genellikle sihir, olayların merkezinde oluyor; ancak bu seride sihir, arka planda belli belirsiz ve şeytani bir şekilde sınırlı ve ustaca kullanılmıştır. Karakterler, "iyi" ve "kötü" olarak sınıflandırılmamıştır; politik rekabetler ve iç savaş üzerinden olaylar dönmüştür ve bu olaylara ek olarak bir ya da iki tane de dış etken görülmektedir.

Romanlar, dikkatli bir ilahi üçüncü gözden anlatılmamıştır. Bölümler ise farklı karakterlerden bu bakış açısıyla anlatılmıştır. Martin'in karakterlerinin bu yaklaşımı, onları sınıflandırmayı çok zorlaştırmıştır, çok azı "iyi" veya "kötü" olarak değerlendirilebilir. Ayrıca yazarın, karakterler her ne kadar önemli olursa olsun, öldürmekten çekinmediği yönünde de sağlam bir şöhreti vardır.

Konsept ve Kreasyon

Hikayenin çıkış noktası

Martin ortaçağ tarihini ve minyatür şövalyeleri hep sevmiştir ancak ilk romanları ve kısa öyküleri daha çok bilim kurgu ve korku tarzındaydı. Yine de, o sıralarda daha sonra resimli çocuk kitabı haline getirilen Buz Ejderhası (The Ice Dragon) gibi birkaç fantazi romanı yazdı. 1980'lerin ortalarında, Martin büyük ölçüde Hollywood'da çalıştı. Yazar veya yapımcı olarak Yeni Alacakaranlık Kuşağı (The New Twilight Zone) ve Güzel Ve Çirkin (Beauty And The Beast)'in kadrosunda bulundu. Güzel Ve Çirkin 1989'da sona erdikten sonra, Martin düzyazıya geri döndü ve Avalon adı verdiği bilim kurgu romanını yazmaya başladı. 1991 yılında, yine bu öyküyle uğraşırken, Martin birkaç gencin ölmüş bir ulukurdun boğazında geyik boynuzu bulduğu ve gençlerin ulukurdun yavrularını sahiplendiği bir sahne yarattı. Bu fikir, Martin'in hayalgücünü ateşledi ve ardından bu sahneyi bir epik-fantazi öyküsüne çevirme kararı aldı. Bu olay, Taht Oyunları, Ejderhaların Dansı ve Kış Rüzgarları'ndan oluşması planlanan üçlemenin ortaya çıkışıydı. Martin daha önce epik-fantazi türünde yazmamış olsa da, Tad Williams'ın Hatıra, Hüzün ve Diken (Memory, Sorrow and Thorn) serisini okumak onu kitaplarını alışılagelmişten daha olgun ve yetişkin bir şekilde yazmaya ikna etti.

Doorways adını verdiği bilim kurgu dizisinin pilot bölümünü yazıp yönetirken verdiği uzun bir aradan sonra,Martin 1994'te Taht Oyunları'nı yazmaya geri döndü ve sonraki sene kitabını tamamladı. Ancak planladığı hikayenin yalnızca yarısına gelebilmişti. Sonuç olarak, Martin seriyi ilk önce dört, sonra altı, sonunda ise yedi kitaba kadar genişletti. Hikayesi "anlattıkça büyüyordu", üstat JRR Tolkien'in sözleriyle. Taht Oyunları 1996'da yayınlandı. Birleşik Krallık'ta, yayınevleri kitabı almak için çok uğraştı ve sonunda HarperCollins'in 450,000 Sterlin'lik teklifi kabul edildi. Tanıtım yayını olarak Ejderhanın Kanı (Blood of the Dragon) adı verilen örnek kısa roman yayınlandı ve 1997'de en iyi kısa roman dalında Hugo ödülünü kazandı. Taht Oyunları'nı tek cilde sığdırabilmek için Martin romanın son çeyreğini çıkardı, bu kısmı 1998'de yayınlanan Kralların Çarpışması'nın açılışına ekledi. 2005 Mayıs'ında Martin'in yaptığı açıklamaya göre Taht Oyunları'nın metni, ilaveler hariç, 1088 sayfa uzunluğundayken, Kralların Çarpışması, daha da fazla, tam 1148 sayfa tutmuştu.

Tarihin etkileri

Güller Savaşı ve Buz ve Ateşin Şarkısı arasında olaylar ve karakterler bakımında pek çok paralellik bulunmaktadır. Buz ve Ateşin Şarkısı'nın iki ana ailesi, Starklar ve Lannisterlar, tarihi York Hanesi ve Lancaster Hanesi'ni temsil eder.

Benzer şekilde, II. Aegon ve Rhaenyra arasında geçen Ejderhaların Dansı; İmparatoriçe Matilda (I. Henry'nin kızı) ve kuzeni Blois'li Stephen arasında geçen çekişmeden esinlenilmiştir. İki kız evlat da babalarının varisi ilan edilmiş, çeşitli sebeplerden dolayı erkek rakipleri tacı ele geçirmiş ve hükmetmişlerdir. Veraset çekişmesi sırasında, hak iddia eden rakipler, ilan edilen varislerin oğulları tarafından tahttan indirilmiştir. (III.Aegon ve II.Henry) Ne İmparatoriçe Matilda, ne de Rhaenyra kendi adına hükmetmiştir. Martin, Ortaçağ Avrupası'nın iyi bir öğrencisidir ve Güller Savaşı'nın, o sırada Avrupa'da gerçekleşen birçok olayla birlikte, seriye ilham kaynağı olduğunu söylemiştir. Yine de "birebir, yani karaktere karakter bir benzerlik" olmadığını, "Fantaziye tarihi dokunuşlarla doku ve çeşitlilik kattığını; sadece isimleri değiştirerek tarihi baştan yazmak yerine hayal kurup olayları beklenmedik yönlere götürmeyi sevdiğini" eklemiştir.

Martin, Albigeois Haçlı Seferi'nin de ilham kaynaklarından biri olduğunu belirtmiştir.

Edebi etkiler

Konu içerik olunca, Buz ve Ateşin Şarkısı çoğu fantastik eserden farklıdır. Fakat yapı olarak Yüzüklerin Efendisi ile bir çok benzerlik gösterir: "Tolkien'den bir çok yönden farklı olsam da, ona son derece saygı duyuyorum. Yüzüklerin Efendisi'ne baktığınızda, başlangıçta tüm karakterler bir arada. İlk kitabın sonunda Kardeşlik dağılıyor ve farklı maceralara atılıyorlar. Başlangıçta Dany hariç herkes Kışyarı'nda, daha sonra gruplara ayrılıyorlar, ve o gruplar bir daha parçalanıyor. Amaç herkesi dağıtmak, sonra tekrar bir araya getirmek. Birleşmenin başlayacağı yeri bulmak uzun süredir boğuştuğum sorunlardan biri." Martin, J.R.R. Tolkien, Jack Vance ve Tad Williams'ın eserlerine borçlu olduğunu dile getirmiştir. Ancak seri, Tolkien'den ilham alınmasına rağmen, çok daha fazla gerçekçi öğenin kullanılmasıyla farkını ortaya koymuştur. Tolkien mitolojiden esinlenirken, Buz ve Ateşin Şarkısı açıkça Ortaçağ ve Erken Modern Tarihten esinlenmiştir; en çok Jakobitizm ve Güller Savaşı'nın izleri görülür. Aynı zamanda, Tolkien romantik ilişkilere daha çok önem verirken, Martin cinsellikten daha çok yararlanmıştır; seride ensest, evlilik dışı ilişkiler, hayat kadınları, tecavüz gibi öğeler bulunur. Bunun bir sonucu olarak, gayrimeşru çocuklar seride önemli roller oynamaktadır. Bazıları tarafından serinin dobra ve yeni bir akım oluşturduğu yorumu yapılmıştır, Scott Lynch ve Joe Abercrombie gibi yazarlar bu akımı takip etmiştir. İnternet sitesinde Martin Bernard Cornwell ve George MacDonald Fraser'ın tarihi kurgu eserleriyle kendisine ilham olduğunu açıklamış, ilk kitabına Robert Jordan tarafından yapılan yorumun ise serinin fantastik edebiyat okurlarının ilgisini çekmesine yol açtığını belirtmiştir.

Yayınlanması

Genel bakış

Seri aslında bir üçlü olarak planlanmıştı. Ama şu anda yayınlanan beş kitap;

Geriye kalan iki kitabın belirlenen adları;

Ek olarak da, aynı evrende, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinden doksan yıl öncesine dayanan Dunk ile Egg'in Hikayeleri adı verilen üç tane kısa roman vardır;

Gizemli Şövalye aynı zamanda çizgi roman olarak Dabel Brothers Production tarafından yayımlanmıştır ve aynı şirket, Yeminli Kılıç'ın da çizgi roman versiyonunu çıkaracaktır. Yazar, bu iki karakterin bütün yaşamını daha birçok hikayeyle aktarmayı istediğini her röportajında belirtmiştir.

Ayrıca, seride yer alan bazı olaylar da kısa roman halinde sunmuştur bize yazar;

  • Ejderhanın Kanı (Asimov's, Haziran 1996) Taht Oyunları'nda Daenerys bölümleriyle oluşturulmuştur, 1997 Hugo En İyi Kısa Roman Ödülü'nü almıştır.
  • Ejderhanın Yolu (Asimov's, Aralık 2000) Kılıçların Fırtınası'nda Daenerys bölümleriyle oluşturulmuştur.
  • Krakenin Kolları (Ejderha, Ağustos 2002) Kargaların Ziyafeti'ndeki Demir Adalar bölümlerinden oluşturulmuştur.

George R. R. Martin ve gönüllü yardımcıları Elio M. Garcia, Jr. ve Linda Antonsson, Ekim 2014'de Buz ve Ateşin Diyarı adında evreni tanıtacak bir ansiklopedi çıkaracaklarını duyurdu.

İlk üç roman (1991-2000)

George R. R. Martin, bu seriyi yazmadan önce de başarılı bir fantezi ve bilim-kurgu yazarıydı. İlk kısa hikayesinin 1971'de ve ilk romanını 1977'de yayınladı. 90'lı yılların ortalarına kadar, üç Hugo ödülü, iki Nebula ve kısa kurguları için birkaç ödül daha kazandı. İlk kitapları fantezi kurguları seven kesimce iyi karşılansa da, Martin'in okuyucu kitlesi nispeten küçük kaldı ve 1980'lerde Hollywood'da senaryo yazma sorumluluğunu üstlendi. Öncelikli olarak 1986 yılı boyunca The Twilight Zone'un yeniden çekilmesi ve 1987 ile 1990 arasında Beauty and the Beast için çalıştı fakat, kendi TV deneme bölümleri ve uzun metrajlı filmlerinin senaryoları üzerine çalışmayı da ihmal etmedi. Hiçbir deneme bölümünün ve senaryosunun başarıya ulaşmaması ona büyük hayal kırıklığı yaşatmıştır ve Martin, aynı zamanda televizyoncuların, bütçeyi ve karakterleri kesip atıp savaş sahnelerini azaltarak bölüm sürelerinin azaltılmasını söylemelerinden bıkmıştı. Bütün bunlar, Martin'i ilk göz ağrısı olan kitap yazma işine yönlendirdi, böylece hayal gücünün tamamını yansıtılıp yansıtılamayacağı konusunda hiçbir çekincesi olmayacaktı. Çocukluğunda J. R. R. Tolkien'in eserlerine hayrandı ve o da epik fantezi üzerine yazmak istiyordu fakat aklında özgün bir fikir yoktu.

1991 yazında, Hollywood projeleri arasında, Avalon adında yeni bir bilim kurgu romanı yazmaya başladı. Üç bölüm yazdıktan sonra aklında; bir çocuğun, bir adamın idam edilişini görmesi ve karlarda ulukurtlar bulması gibi parlak bir fikir belirdi, bunlar aynı zamanda Taht Oyunları'nın ilk bölümleriydi. Avalon'u askıya alarak Martin, bu bölümü birkaç gün içinde bitirdi ve bunun uzun bir hikayenin bir parçası olabileceğine kesin kanaat getirdi. Birkaç bölüm sonra Martin yeni kitabının bir fantezi hikayesi olacağını kavradı ve hemen harita ile soyağacı çıkardı. Fakat, Martin'in Hollywood'a yeni TV dizisi Doorways ile dönmesiyle bu kitap yazma işi birkaç yıl sekteye uğradı.

1994 yılında Martin, Taht Oyunları'na kaldığı yerden devam etti. İlk başta bir üçlü olarak düşünüyordu, Taht Oyunları 'nın ardından Ejderhaların Dansı ve Kış Rüzgarları gelecekti. Kısa bir süre sonra, romanı yazarken dört tane daha roman yazılması gerektiğini ve toplamda yedi tane roman olmasının gerektirdiği sonucuna vardı; uzun bir hikayenin birbirine bağlanmış üçlemelerden oluşacaktı hepsi. Yazıyı zenginleştirdiği için, anlamı belirsiz başlıklar koymayı seven Martin, serinin adını Buz ve Ateşin Şarkısı olarak belirledi: Martin, "Buz ve Ateş" olarak soğuk Ötekilerin ve ateşli ejderhaların mücadelesini gördü, halbuki "şarkı" kelimesi daha önceki romanlarında, Lya için Şarkı ve Ölü Adamın Şarkısı, kullanılmıştı, bu da Martin'in "şarkı" kelimesine olan saplantısını gösteriyor bizlere.

Martin, Taht Oyunları 'nı bitirdiğinde, elinde yazılı 1088 sayfa vardı ve kitap yayınlanınca Zaman Çarkı serisinin yazarı Robert Jordan, kitap için bir destek yazısı yazmıştır. Bir tanıtım ön sürümü niteliğindeki örnek kısa roman Ejderhanın Kanı, 1997 yılında En İyi Kısa Roman dalında Hugo Ödülü'nü almıştır.

Kralların Çarpışması adını verdiği ikinci kitap, el yazısıyla ve ekler olmadan 1184 sayfayla 1999 yılının Şubat ayında Birleşik Devletler'de piyasaya çıktı. Kralların Çarpışması, Buz ve Ateş serisindeki, en çok satanlar arasına girmiş ilk kitaptır; aynı yıl, New York Times En Çok Satanlar Listesi'nde on üçüncü sıraya yerleşmiştir. Yüzüklerin Efendisi film serisinin başarısından sonra Martin, kendi serisinin de sinemacıların eline düşmemesi için haklarını sağlama almak için soruşturma başlatmıştır.

George R. R. Martin'in üçüncü kitabı, Kılıçların Fırtınası'nı, bitirmesi zaman almıştır. Üçüncü kitapta yazdığı son bölüm, kitapların üçte ikisindeki vahşetin çok üstünde olan "Kızıl Düğün" 'dü. Kitabın, el yazısıyla 1521 sayfa olması, ABD dışındaki yayınevlerinin basımında problem oluşturmuştu. Diğer dillerdeki yayınevleri iki, üç hatta dört parçaya bölerken; Bantam Books, Kasım 2000'de Kılıçların Fırtınası 'nı tek kitap halinde çıkarmıştır. Kılıçların Fırtınası, New York Times En Çok Satanlar'da on ikinci sırada yer almıştı.

Martin, Kılıçların Fırtınası'nda kendisini en çok zorlayan bölümün Kızıl Düğün olduğunu belirtmiştir.

Zaman tünelindeki boşluk (2000-2011)

Taht Oyunları, Kralların Çarpışması ve Kılıçların Fırtınası 'ndan sonra, Martin üç kitap daha çıkarmaya karar verdi. Dördüncü kitap geçici olarak Ejderhaların Dansı olarak konulmuştu; Daenerys Targaryen'in Batıdiyar'a dönüşü ve beraberinde getirdiği sorunlar işlenecekti bu kitapta. Martin, dördüncü kitabı Kılıçların Fırtınası 'ndan beş yıl sonrası üzerine yazacaktı böylelikle, küçük karakterler büyümüş, ejderhalarda eskisine göre çok daha büyük olacaktı. Yayımcılarıyla önceden anlaşarak, kitabın çok kalın olmayacağını, yaklaşık olarak Kralların Çarpışması kadar olacağını belirtmişti. Bu zaman boşluğunda neler olup bittiğini anlatan uzun bir giriş bölümü ile başlanması planlanıyordu, başlangıçta bir tane Demir Adalar'da Kralşurasını anlatan Aeron 'Buharsaçlı' Greyjoy bölümü gibi. Demir Adalar'da ve Dorne'da olan olaylar, hikayeyi etkileyeceğinden dolayı Martin, daha sonra Kralşurasını anlatabilmek için üç yeni anlatıcı karakter seçti çünkü elde var olan anlatıcılar arasında hiçbiri ne Dorne'da ne de Demir Adalar'daydı.

2001 yılında Martin, dördüncü kitabın 2002'nin son çeyreğinde çıkacağına dair umutluydu. Fakat, beş yıllık boşluğun bütün karakterlere yaramadığını yazarken fark etti. Bir tarafta, Martin boşluktaki olayları doldurmak için karakterlerin sadece geçmişi hatırlamasını ve iç hesaplaşmalarından hoşnutsuzdu; bir diğer tarafta ise, bu beş yıllık boşlukta hiçbir yeni olayın, gelişmenin olmaması ise oldukça mantıksızdı. Kitabın üzerine bir yıl kadar süre çalıştıktan sonra bir ara kitaba ihtiyacı olduğunu fark etmiştir. Kitap üçüncü kitabın sonundan devam edecekti. (Adı da Kargaların Ziyafeti olacaktı.) Ve bu yüzden beş yıllık boşluk fikrini de çöpe atmıştır. 250 sayfalık giriş bölümü malzemesi bulunan Kargaların Ziyafeti, Dorne'dan ve Demir Adalar'dan yeni anlatıcı karakterlerle harmanlanmıştı. Genişletilmiş hikaye konusu diğerlerini de etkilediği için, konu artık Martin'e göre oldukça karmaşık bir hal almıştı.

El yazmasına bakılacak olursa, Kargaların Ziyafeti, Kılıçların Fırtınası 'nı geride bırakmıştı. Kafasındaki hikayeyi bozabileceği için, Martin kitabı yayınlanabilir kılacak çıkarmalar yapmaya yanaşmıyordu. Her okuyucuya büyüteç verip, baskıyı da küçük yazılarla pelür kağıtla yapmak da kesinlikle onun için bir seçenek değildi. Öte yandan Martin, yayınevinin kitabı birinci ve ikinci kısım şeklinde bölünmesi fikrini de reddetmişti. Bütün bunların yanında yazar hala bütün anlatıcıların hikayesini henüz bitirmemişti bile.

Karakterler dünyanın birçok yanına dağıldığı için, Martin'in bir arkadaşı hikayeyi coğrafi olarak bölmesini önerdi ki bu da seri içinde bir ilk olacaktı. Hikayeyi bu şekilde bölmek, Martin'e ilk başta niyetlendiği gibi hikaye akışını sürdürmesini sağlayacaktı (kendisine göre bu hala en iyi fikirdir). Martin, Kuzey'deki (Kışyarı ve Sur) ve doğudaki (Essos) tamamlanmamış bölümleri, daha önceden belirlediği Ejderhaların Dansı kitabına öteledi ve Batıdiyar'da; Kral Toprakları, Nehir Toprakları, Dorne ve Demir Adalar'da süren hikayeleri de Kargaların Ziyafeti 'nde bırakmaya karar verdi. İki kitap da Kılıçların Fırtınası'nın bittiği yerden devam edecek ve farklı karakterlerin yaşadıkları, aynı zaman diliminde gerçekleşecekti. Jon Kar, Tyrion Lannister ve Daenerys Targaryen gibi üç popüler karakteri bir sonraki kitaba öteledikten sonra Arya'nın hikayesini ikiye bölmeye karar verip, son kısımlarını Ejderhaların Dansı 'na saklamıştı.

Birleşik Krallık'da Ekim 2005'de, Birleşik Devletler'de Kasım 2005'de Kargaların Ziyafeti 'nin piyasaya çıkması üzerine, New York Times En Çok Satanlar Listesi'nde tepelere doğru hızlı bir şekilde yol almıştı. Martin'e "Amerika'nın Tolkien'i" diyen Time'ın kadrosundaki Lev Grossman da olumlu eleştiri yapanlar arasındaydı. Ancak eleştirmenler ve hayranlar, Lev'in aksine, hikaye bölündüğü için ve bir önceki kitapta oldukça çekişmeli bir sonu olan karakterler ötelendiği için büyük hayal kırıklığına uğramıştı. Martin, Kargaların Ziyafeti'nin tanıtımında, Ejderhaların Dansı'nın bir sonraki yıl yayınlanacağını ve tamamlanmayan hikayeleri o zaman okuyacaklarını belirtmişti. Fakat, belirlenmiş çıkış tarihi durmadan ileri bir tarihe atılmıştı. Bu arada 2007 yılında HBO Buz ve Ateş'in yayınlanma haklarını kazanmış ve 2011 Nisan'ında on bölüm yayınlanmıştır.

Hem en fazla sayfaya sahip olan hem de en uzun süre yazma süresiyle; altı yıllık emeği ve 1600 sayfalık el yazmasıyla Ejderhaların Dansı, nihayet Temmuz 2011'de yayınlandı. Ejderhaların Dansı'ndaki olaylar, Kargaların Ziyafeti 'ndeki olayların yaklaşık üçte ikisini yakalamış ve Ziyafetin ötesine geçmiştir fakat, Martin'in niyetlendiğinden daha az olayı kapsamıştır; daha önceden planladığı en az bir savaş bölümünü çıkarmış ve bazı karakterleri son bölümlerinde (PoV) de muallakta bırakmıştır. Martin, bu gecikmeyi "Meereen Düğümü" 'ne bağlamıştır ve bir muhabir bunu "zamanlamayı ayarlamak ve karakterleri sırayla (Daenerys'de) buluşturmak üzere bağdaşlaştırmak" olarak algılamıştır. Ayrıca Martin, tekrar tekrar yazdığından dolayı ve hikayeyi daha da mükemmelleştirmek amacıyla çok fazla zaman harcadığını kabul etmektedir fakat, eleştirenlerin seriye olan ilgisini azaldığı veya daha fazla para kazanması için böyle müsriflik yaptığı söylemlerini kesinkes reddetmiştir.

Planlanmış romanlar ve ilerisi

Aslında beşinci kitap için düşünülmüş Kış Rüzgarları, sonradan önümüzdeki altıncı kitabın adı olarak belirlenmişti. Haziran 2010'da, Martin hali hazırda Kış Rüzgarları 'ndan dört bölümü (Sansa Stark'dan, Arya Stark'dan ve Arianne Martell'den) bitirmişti. 2011'in ortalarında, Aeron Greyjoy'un bir eksiksiz bir bölümünü de Ejderhaların Dansı 'ndan Kış Rüzgarları 'na taşımıştır. Beşinci kitap yayınlandığı sırada, Kış Rüzgarları 'nın yüz kadar sayfası yazılmıştı. Kitap için yaptığı turda ve birkaç konferanstan sonra, çoktandır çıkarmayı düşündüğü, Batıdiyar'ın tarihi ve soyağaçları bulunan Buz ve Ateşin Diyarı üzerine olan çalışmalarını devam ettirmişti. Bunun yanında, yeni bir Dunk ve Egg'in Hikayeleri kısa romanı da çıkarmayı düşünmüştür ve Tehlikeli Kadınlar adını verdiği bir antoloji yaratmıştır. Fakat Ocak 2013'de, hikayenin ertelendiği ve onun yerine Ejderhaların Dansı'nı anlatan Prenses ve Kraliçe'nin yer alacağı açıklandı. Aralık 2011'de, örnek olarak bir Theon Greyjoy bölümü yayınlandı ve Martin, Ejderhaların Dansı'ndan çıkartılmış bir bölümü daha okuyacağına söz verdi.

Martin, Kış Rüzgarları 'nı beşinci kitaba nazaran daha kısa sürede çıkarabilmeyi umuyor. Hayranların, kitabın çıkış tarihine dair sürekli olumlu tahminlerde bulunması da yazarda baskı oluşturuyor, ancak yine de Martin kesin tarih vermekten kaçınmaktadır. Kış Rüzgarları 'nın bitiş tarihi, gerçekçi bir tahmin uygulamak gerekirse, uygun adımlar görüldüğü takdirde üç yılı bulacaktır ve en nihayetinde kitap "tamamlandığında, tamamlanacaktır." Martin karakterlerini tekrar coğrafik olarak bölmek niyetinde değil ancak, "Üç yıldır bu işin başındayım ve 1800 sayfalık el yazması çıkardım, görünüşte de bitmiş değil, ne zaman biteceğini kim bilebilir ki?" demiştir.

2006 yılında Martin, yedinci kitap için geçici süreliğine koyduğu Kurtların Vakti isminden memnun kalmamış ve Bahar Rüyası olarak değiştirdiğini açıklamıştır. Serinin yedinci kitapla biteceği konusunda oldukça katıdır ancak "Katılığımdan vazgeçene dek," diyerek de sekizinci kitabın var olabileceği konusunda da açık kapı bırakmıştır. Hikayeyi başından sonuna kadar anlatması amacıyla 'normal bir seri yedi veya üç kitaptan oluşur' tabularına uyarak, kesinlikle hikayeyi kırpma gibi bir düşüncesi olmadığını belirtmiştir. Martin, TV dizisinin kendisini geçmeyeceğinden emindir ama yine de hikayeyi tamamlayamadan ölmesi durumunda, dizinin iki önemli yapımcısına serinin en önemli birkaç noktasını söylemiştir. Martin kesin bir şekilde, eğer ölürse, seriyi bir başka yazarın bitirmesini istemediğini belirtmiştir. Hikayenin bitişini kafasında kesin bir şekilde belirtmiştir ve bunun hakkında da röportajlarda "acı tatlı bir son var, herkes mutlu olamayacak" açıklaması yapmıştır. Yüzüklerin Efendisi'nin bitişine benzer bir son yazacağını ummaktadır; derin ve ses getiren. Öte yandan, Lost'un finali tarzı bir sondan, izleyicilerini hayal kırıklığına uğratan, konudan sapmış ve istekleri ve teorileri desteklemeyen bir sondan kaçınmak için elinden geldiğini açıklamıştır.

Bu tarz hikayelere bir daha devam etmeyecek gibi görünmesine rağmen Martin, son kitaptan sonra, aynı evrende gerçekleşebilecek ek hikaye yazmayı reddetmeyecek. Sadece tek tük kitaplarla Buz ve Ateşin Şarkısı evreninde gerçekleşecek içerikteki olayları anlatacaktır. Bu kadar detaya sahip kocaman bir dünya yaratmak, Martin'e daha anlatacak birçok hikaye olasılığı doğurmuştur. Fakat, Buz ve Ateşin Şarkısı'nın devamı yerine, tarihin diğer dönemlerinde yaşamış karakterler hakkında hikayeler yazabilir. Ayrıca, Dunk ve Egg'in Hikayeleri projesini de bitirmeye kararlıdır. Daha önce yazdığı gibi tekrar kısa romanlar ve hikayeler; korku, gizem, gerilim, fantezi ve hatta cinayet tarzında tekli kitaplar yazmayı çok istemektedir. Buz ve Ateşin Şarkısı'nı Martin'in başyapıtı olarak düşünürsek eğer, bir daha asla bu seviyede bir şey yazamayacağı kesindir.

Ödüller

Seri, İnternet Kitap Listesi 2005'te derecelendirme sistemini güncellediğinden beri 1 numaradadır. Kitaplar ayrı ayrı da birçok ödül kazanmıştır.

  • Taht Oyunları (1996) - Locus Ödülü kazandı, Nebula ve Dünya Fantazi Ödülü Adayı, 1997.

Uyarlamalar

Seri pek çok uyarlamanın temelini oluşturdu; HBO'nun TV dizisi Taht Oyunları, bir kart oyunu, bir kutu oyunu, bir RPG ve yapım aşamasındaki iki bilgisayar oyunu. Ayrıca bir çok müzisyene ve yakında çıkacak bir Taht Oyunları parodisine ilham kaynağı olmuştur.

İsimlerin telaffuzu

Martin, Orta Dünya dillerinin telaffuzu için detaylı yönergeler hazırlayan J.R.R. Tolkien'in aksine, Batıdiyar isimlerinin telaffuzu için bir düzen belirlememiştir, "Nasıl isterseniz öyle telaffuz edebilirsiniz" demiştir. Yine de, bu konuda birçok kılavuza ulaşılabilir.

Ayrıca

Gameofthronestr Forumu'ndaki seriye ve kitaplara dair tartışmalar